Uzun bir aradan sonra yeni mezun hakkında yazı yazmak istedim. Çünkü bazı farklılıkları ve bazı şeylerin neden olmadığını, olmaması gerektiğini anladım diyelim. O yüzden şimdi yazacağım yazıda yeni mezun olmuş fakat henüz iş bulamamış arkadaşlarıma gelsin. İş bulamayışınızın nedeni siz değilsiniz. Her gün gelişen ve benimsenen dünya halleri diyebiliriz. Dünya'da ki bir insan bile her gün gelişen olaylara ve sisteme ayak uydurmayı kendine alışkanlık edinmiş ve inovasyonu benimsemişse imkanı yok ki sizin ondan aşağı kalır yanınız olsun. Çünkü o insan gelişen sürece kendini adamışsa tabi ki sistem o insana adapte olur. Kısacası bu süreçte gelişen kişiye + sisteme odaklanmaktan başka çareniz yok. Aslında asıl amacım bunu lanse etmek değildi. Ben size başka bir şey anlatmak istiyorum. Kendi iş hayatına atılma sürecimde yaşadığım değişikliklerden. Uzaylı olmadan önce, uzaylı olduktan sonra.Translate
In
16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi,
DİYK16
İnsanları Buluşturmak, Dünyayı Birleştirmektir. / 16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresi
Bilindiği üzere Türkiye'de İnsan Yönetimi alanında kurulmuş ilk sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN, bu yıl 20 - 21 Ekim 2016'da Haliç Kongre Merkezi'nde düzenleyeceği 16. Dünya İnsan Yönetimi Kongresinde sektörün profesyonellerini, uzman konuşmacıları ve önde gelen firmaları bizlerle buluşturmaya hazırlanıyor.
Bir yıl önce bugün, öğrencilikten terfi ettikten sonra yaptığım ilk mülakat sonucunda kendim için ve geleceğim de planladığım hedeflerime ulaşmak adına çizmiş olduğum yolun ilk adımını attım. Yazmaya mülakatımda bana yönlendirilen ''İK blogları var bunları takip ediyor musun?'' sorusuna karşın, olumsuz geçen mülakatın çıkışında ''ben niye takip edeyim onlar beni takip etsin'' diye bir serzenişte bulunarak böyle bir atılım yaptım. ''O ne öz güven o'' dediğinizi duyar gibiyim ama serzenişi mi sakın üstünüze alınmayın çünkü o zamanlar çok sosyal medya insanı olmamın aksine gerçekten hiç birinizi bilmiyordum, mülakatında vermiş olduğu gerginlik ve kötü sonucu itibari ile böyle bir şey söylemiş bulundum, yoksa şimdi hepinizi tek tek yazılarınızı severek takip ediyorum.
Ben bu blogu ilk zamanlar ''Yeni Mezun İK Blog'' adı altında açmıştım. Çünkü o zamanlar yeni mezun olmuş ve yeni mezuna çok az fırsat tanındığını gördüğüm, şartları kaf dağına çıkaran insanlara ithafen dışarıdan bakıldığında nasıl göründüklerini, ne şekilde düşüncelerde yer ettiklerini görmelerini sağlamak adına yazmaya başlamıştım. Yararlı oldum mu bilmiyorum, bu düşünce biçiminin ördüğü duvarı tek başıma yumruklamam tabi ki de hasar bırakacaktır, yıkmaya yetmeyecektir. Ben sadece katıldığım onca mülakattan ( ki daha bitmedi bu mülakatlar), tanıdığım insanlardan ve kurumlardan asla olmamam/olmam gereken profilleri deneyim alarak kendime kazandırmaya çalıştım ve çalışmaya da devam edeceğim. Çok eleştirdim, eleştirdiğim kadar insanlar tarafından da henüz kulağıma gelmese de eleştirildiğime inanıyorum. Girişi performans değerlendirme ve performans yönetiminin tanımını yaparak arasındaki farkı ayırmaya çalışalım.
Performans değerlendirme; çalışanların belirli bir dönemdeki fiili başarı durumlarını ve geleceğe ilişkin gelişme potansiyellerini belirlemeye yönelik çalışmalardır.
Performans yönetimi; yönetici ve çalışanların karşılıklı beklentilerini birbirine aktardıkları, kişinin performansını planladıkları, yöneticinin sağladığı destekle planlara ulaşmaya çalıştıkları, yöneticinin etkili geri bildirim sağladığı ve sürecin sonunda bir değerlendirme yaptığı sistemdir.
In
1. Kurum İçi Girişimcilik ve İnovasyon Konferansı,
ASO Company
1. Kurum İçi Girişimcilik ve İnovasyon Konferansı
Bugün bir tanıtım yazısı ile sizlerleyim. 1. Kurum İçi Girişimcilik ve İnovasyon Konferansından sizlere söz etmek istiyorum. 1. KİGİK adından da anlaşıldığı üzere Girişimcilik ve İnovasyon adına düzenlenecek olan bir organizasyon. Bu etkinlik 2 Haziran 2016 Perşembe günü ASO Company, Atölye İstanbul ve Time Public Relations sponsorluğunda, Tarihi Bira Fabrikası Atölye İstanbul'da, 12 profesyonel konuşmacının yer alacağı mükemmel bir ekip ile gerçekleşecek.
Organizasyona benimde aklımda her daim olan ''Girişimci ruhunu nasıl barındırabilirim? '' sorusuna cevap bulma amacı ile katılım göstereceğim. Çünkü hepimizin geleceğine dair planladığı ve yapmak istediği hayata geçirmek adına ''Girişimcilik'' düşünceleri var. Bunun için gerekli materyaller olan finans, psikolojik ve sosyal riskler büyük rol oynamakta. Bir diğer konu olan ''İnovasyon'' bulunduğumuz zamanın 22. yy. iş hayatının olmazsa olmazlarından ve girişimciliği hayata geçirdikten sonra devamlılığının gelmesini sağlayan önemli konulardan biri. Sizinde düşüncelerinizde ve geleceğinizde plandığınız bir girişimcilik adımı varsa bu konferansa katılmalısınız.
Şimdi de biraz Sakarya Üniversitesinin Kariyer Günlerinin 2. gününden bahsedelim. Bugün Mıtsubıshı Elektric ve Ford Otosan'ın sunumu bizimleydi. İlk olarak;

Savaş Bey ''MITSUBISHI ELEKTRIC'' hakkında kısa bir tanımlamada bulundu. Kuruluşun benimsemiş olduğu felsefenin ''daha iyisi için değişim'' yani İnovasyon'a açık olduklarını belirtti. Çevre duyarlılığına ve enerji tasarrufuna önem verdiklerini, ''Çevresel Vizyon 2021'' adlı başlığı ile dile getirdi.
Çevresel Vizyon 2021 Mitsubishi Elektric Grup'un uzun dönemli çevresel yönetim vizyonudur. Gözümüz 100. yıl dönümümüzü simgeleyen 2021 yılının üzerinde, ileri teknolojilerimizin menzilini ve dünya genelinde çalışanlarımızın CO2 salımını düşürme, geri dönüşümü teşvik etme, israfı azaltma ve biyo-çeşitliliğe saygı duyma gibi hususlara bağlılıklarını yükseltiyoruz.Ardından Logolarında yer alan üç elmasın anlamından bahsetti.
Kariyer günlerinin açılışı ile başlamayacağım. İlk biraz Sakarya Üniversitesinin benim için yerinin ayrı olduğunu ve her ne kadar mezunu olamasam da kendimi gerçekten oranın bir parçası gibi hissettiğimi belirtmek istiyorum. O yüzden içimde apayrı bir heyecan ile yollara düştüm. Bu fırsatı değerlendirmeliyim dedim. İyi ki de koyulmuşum yollara. Hem bizim GençLogger adlı platformun altında buluştuğumuz arkadaşlarım ile yüz yüze ilk defa gelip, birbirimizi daha yakından tanıma ve analiz etme fırsatı bulduk. Hemde benim Bursa'dan da arkadaşım olan Esin BUDAKLI ile uzun zamandır planladığımız Sakarya turumuzu gerçekleştirmiş olduk. Gelecek planlarım arasında olan bir hayalimi daha gerçekleştirmiş oldum. Bundan sonra bir ayağımda Sakarya'da yani şu ki İK alanında iş arayışıma bir şehir daha kattım.
Kariyer günlerine gelecek olursak;
Okulun öğrencilerinden oluşan ''İKK'' yani ''İnsan Kaynakları Kariyer Kulübü''nün hazırlamış olduğu Kariyer Günlerini büyük bir keyif ile izleme fırsatını yakaladım. Bu arada kulüpte bulunan ve bu organizasyonda görev alan öğrenciler, hocalar ve çeşitli kurumlardan gelen eğitmenleri canı gönülden tebrik ediyorum, 20. yıla yakışır şekilde bir Kariyer Günleri bahşettiniz bizlere. Toplamda üç gün sürdü fakat ben iki gününe Blogger arkadaşım Gökhan KOCABIYIK ile birlikte katılım gösterebildik. Gönül isterdi ki daha fazla kalayım daha çok zaman geçirme tanıma fırsatı bulayım. Kariyer Günlerinin ilk gününe start verecek olursak yazımızda, ilk konuğumuz;
Motive olmanın en net cümlesi ''asla vazgeçme'' bana göre. İnsanız ve yaşamımız boyunca bir çok mücadele vermek zorundayız. Bu zorlu mücadeleler sırasında hepimiz çöküşler yaşamaktayız. Bazı anlar toparlanmakta güçlük çekip pes etme yoluna gireriz.Ne istediğimizi bilmek, kimin etkisi veya yaşamı gerçek anlamda yaşanabilir kılan etmenlerin neler olduğunu fark etmek bizim elimizdedir. Size yön veren düşüncelerin, zorlukların ve tükenmişliğe iten olguların yoluna girmeden en hafif hasarla sıyrılabilirsiniz. Tek yapmanız gereken en kötü anda dahi pozitif düşünebilmek. '' Evet ben bunun üstesinden gelebilirim'' diyerek kendinizi bilinç altınıza gerekli sinyali göndermiş olursunuz. Verdiğiniz komutu algılayan bilinç altı, yaşadığınız sorunlu bölgeyi bulup oranın çözüm üretmesi gerektiğini kabullenir ve beyin gücünüz yaşadığınız soruna daha ılımlı ve çözüm getirebilecek bulgular sergiler. Buda aklın bir oyunu. Hayatınızı siz şekillendirir, siz yön verirsiniz.




