Translate

Uzun Bir Aradan Sonra Mülakat 5

08:19:00

   Yayınlayacağım 5. mülakat yazım. Fakat hepsini yayınlayamadığım için 7 veya 8.mülakatım olmuştur. Bu sefer ki özel bir hastanenin mülakatı. İlk iş tecrübesinde yaşadığım bazı sorunlardan dolayı yaşadığım umut kırıklığını ve çöküntümü tabi ki de anlatamam. Fakat büyük bir üzüntü oldu benim için. Ardından ayaklanmaya ve pes etmemeye karar verdim. Bu kolay bir süreç değildi. Ne yapacağımı acaba hangi sektörlerde ilerleme gösterebileceğimi düşündüm ve bir kaç yere çeşitli pozisyonlarda iş başvurusunda bulundum. Bugün anlatacağım mülakatımda bunlardan biriydi.
Mülakata çağrılırken arandığım saat beni çok şaşırtmıştı. Akşam saat 20:00'da arandım ertesi gün saat 16:30'da da görüşmeye gelmem söylendi.
   Hastahaneye geldiğimde yönetim biriminin iki arka sokakta ki iş hanında olduğu söylendi. Benim aklıma o an bir soru işareti bu konu ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum. Yönetim biriminin hastahane dışında bulunması? Sanırım çok tartışılır her yönüyle evrilip tartışılacak bir soru ama o an ben oraya takıldım nedense, belki de bu durum o kadar önemli değildir. Ben iş hanına gittiğimde, kapıyı çaldım ve içeri girdim. Güzel ferah bir ofis dizayn etmişler camlı odalarla, İnsan Kaynakları birimine yönlendirildim. Görüşme saatinde içeri gittiğimde toplantıda oldukları söylendi. Bu da benim diğer bir kızdığım konu. 15 dakika bekledikten sonra görüşmeye alındım. İnsan Kaynakları Müdürü ve yanlış hatırlamıyorsam İş Danışmanı ile yaptık görüşmeyi. Direk kendimi tanıtmam istendi. Aslında heyecanlı değildim yani ama o an kendimi tanıtasım gelmedi mi desem bir şeyler eksikti yani hevesim yoktu açıkcası. Bende soru cevap şeklinde devam etmek istediğimi söyledim. İlk görüşmen mi diye soru yönelttiler. Hayır ilk görüşmem değil, fakat yeni mezunum henüz yeni yeni görüşmelerde bulunduğumu anlatırken heyecandan dolayı o zaman dediler. Bende heyecanlı olmasam da evet biraz heyecanlıyım diye yanıtladım. Benim mesleğimin de sizin mesleğinizle aynı aslında yabancı değilim fazla cümlesini de sıkıştırdım araya. Aaa öyle mi hangi okuldan? diye bir tepki alınca, aklıma direk gerçekten görüşmeye gelecek adayların cv lerini incelemediklerini gördüm.
Adnan Menderes Üniversitesinin meslek yüksek okulundan mezun oldum bu yıl diyerek cevap verdim. Gittiğim iş görülmesi hasta kayıt ve kabul pozisyonundaydı. Bu pozisyonda nasıl çalıştıklarını, çalışma saatlerini anlatmaya başladı. O sırada izin isteyip elini yüzünü de yıkamaya gitti görüşmenin ortasında. O sırada iş danışmanı cv mi inceledi. Şu firmada çağrı merkezi bölümünde bir deneyiminiz olmuş dediler. Evet bayram dönemi için çalışmıştım, bayram bitiminde de çıkmak zorunda kaldım dedim. Çünkü görüşme esnasında bir saat yaşanılanları anlatmaya başlarsam ilk olarak olumsuz bir görüş sergileyebileceğimi düşündüm. Zaten görüşmeye giderken bunu sorabilecekleri ihtimalini göz önüne almıştım ve demem gerekeni görüşme sırasında iletmiştim. Onun ardından küçük çaplı sorular iletti. Sigara kullanımını, herhangi bir ameliyat, hastalık ve ilaç kullanıp kullanmadığımı sordu. Ardından İnsan Kaynakları Müdürü tekrardan bize katıldı.
   İnsan Kaynaklarının bir soru sordu bu beklediğim bir soru değil fakat bu sorunun cevabı olan her şeye tepkim büyüktü benim. Bu işle seni nasıl tatmin edebilirim ne kadar süreli dedi.
Kendi mesleğim kadar beni tatmin edemez tabi ki de kendi mesleğime duyduğum bağlılık çok farklı o taraftan vazgeçmeyi düşünmedim, düşünmüyorum. Fakat benim mesleğime ulaşabilmem için farklı yollardan geçmem gerekiyor, yöneldiğim bu pozisyondaki işlerde bu yolun üzerindeki işler. Demek değil ki bu işi sadece iş olsun diye yapacağım, bu işinde bana katacağı çok şey olduğunu düşünüyorum. Şimdiki sistemde tecrübesi olmayana iş yok anlayışı bulunmakta, kimse yeni mezun eleman yetiştirelim diye bir atılımda bulunmuyor, hal böyle olunca da biz yeni mezunlar bir yerlerde bir şeyler ve kendimizi ifade etmenin göstermenin yollarına giriyoruz. Süre isterseniz benden kendimi geliştirmem ve tam mesleğime hazır olduğumu görmem için en az 2 senem var. Bu yolun üzerinde tek iş değil kendimi geliştirme çabamda var diye cevapladım. Bundan önce kısa süreliğine çağrı merkezinde bir deneyimim olmuştu diye de ekledim. Bunun üzerine çağrı merkezine alabiliriz seni çalışır mısın orada da dedi. Tabi ki neden olmasın diye ekledim. Çağrı merkezinde ki işten ve nasıl çalışma ortamı olduğunu, kısa bir şekilde iş tanımını yaptı. İŞKUR vasıtasıyla eleman çalıştırdıklarını da anlattı. Görüşmenin sonu gelmişti. Sonunda komik bir durum oluştu aslında gülmemek için çok sıktım kendimi. İnsan Kaynakları Müdürünün önünde bulunan cv mi iş danışmanına uzattı, iş danışmanı evirdi çevirdi tekrardan İK müdürüne uzattı, İK Müdürü de evirdi çevirdi, tekrar iş danışmanına uzattı, ben ufak bir öksürme yapmasaydım herhalde sabaha kadar devam edeceklerdi diye düşündüm. Sanırım o sıra bana bir şey söylemek zorunda olduklarını hissettiler ve söyleyemediler görüşmenin bittiğini nasıl demeleri gerektiğine karar veremediler. İK Müdürü teşekkür etti, bende teşekkür edip iyi günler dileyip oradan ayrıldım.
   Ben şimdi bazı durumlarda mülakatı yapan kişileri inceliyorum. Kendime göre kafamda farklı şeyler uyanıyor. Belkide olması gerekenlerden daha farklı bir durumda olabiliyorlar ellerinde olmadıkları şartlardan ötürü. Ben burada bunları söyleyince de farklı olarak algılanıyor olabilirim. Şimdi böyle konuşuyorsun ilerde mesleğini yapmaya başladığında göreceğim ben seni der gibisiniz bununda farkındayım. Bu durumu bende çok merak ediyorum acaba çalıştığım ortam ve şartlara, kişilere göre benden nasıl bir İK cı olur ?

You Might Also Like

0 yorum

AĞUSTOS SÖZÜ '' ELİZABETH HOLMES''

AĞUSTOS SÖZÜ '' ELİZABETH HOLMES''
Başarılı bir insan olup olmadığınızı belirleyen şey, insanların hayatında bir değişiklik yaratıp yaratmadığımıza bağlıdır.

TEMMUZ SÖZÜ ''Leo C. Rosten''

TEMMUZ SÖZÜ ''Leo C. Rosten''
Hayatın amacının ‘mutlu’ olmak olduğuna inanmam. Bence hayatın amacı: yararlı, sorumlu ve şefkatli olmaktır. En önemlisi fark yaratmaktır; katkıda bulunmak, bir şeyi temsil etmek, yaşamış olmakla bir değişim meydana getirmektir.

HAZİRAN SÖZÜ ''SAMUEL SİMİLES''

HAZİRAN SÖZÜ ''SAMUEL SİMİLES''
Doğru yolda giden kaplumbağa, eğri giden yarış atını geçebilir.

MAYIS SÖZÜ '' CEM YILMAZ''

MAYIS SÖZÜ '' CEM YILMAZ''
Başarılı insanların ortak özelliği it gibi çalışmalarıdır, başka bir şey ne duydum ne gördüm. Gerisi traştır, süstür, dedikodudur.

NİSAN SÖZÜ ''STEVE JOBS''

NİSAN SÖZÜ ''STEVE JOBS''
Bu hayatta zamanınız sınırlı. O sınırlı zamanı, başkasının yaşamını yaşayarak harcamayın. Başka kişilerin düşünceleriyle yaşanan yaşam, dogmaların tuzağına düşmek demektir.

MART SÖZÜ ''PATTİ SMİTH ''

MART SÖZÜ  ''PATTİ SMİTH ''
İyi bir isim yapın. Adınızı temiz tutun. Tavizler vermeyin, başarılı olmak ya da çok para kazanmak için endişe edip durmayın. Sadece iyi şeyler yapmanın peşinde olun. Yaptıklarınızı koruyun ve iyi bir isim yaparsanız işte o zaman kendi adınız sizin değer biriminiz olacaktır. Hayat bir roller coaster gibidir; asla kusursuz gitmez. Muhteşem anlarınız da olacak, çok sert zamanlarınız da. Fakat yaşamak hepsine değer.

NE OKUMALIYIM?

NE OKUMALIYIM?
İDİL TÜRKMENOĞLU, sosyal yaşamında ve iş hayatında gözlemlemiş olduğu ' İşyerinde Keyifli Ortam Yaratmak' konusunu, '' Pozitif Yönetim'' adlı kitabında bizlerle paylaşmış. Keyif ve merakla okuyacağınızdan eminim.

NE OKUMALIYIM?

NE OKUMALIYIM?
Bu öneri İK okumayı düşünen ve okuyan arkadaşlar için. ÖZDEN ASLAN'ın kaleminden, yeni işe başlamış bir İK'cının iş hayatında yaşadıklarını anlatan bir öykü.

NE OKUMALIYIM?

NE OKUMALIYIM?
Büyük- küçük herkesin okuması ve kitaplığında olması gereken bir kitap '' Küçük Prens '' .

Çok fazla hedef koyarsan, en önemlisini ıskalarsın.

Bir adam sadece para kazanmak fikriyle işe başladıysa, büyük ihtimalle, yapamayacaktır. Joyce Claude Hall 1891 ...

Seveceğin bir iş seçersen, yaşamında bir gün bile çalışmış olmazsın. Konfucyus ...

Gideceğin yoldan eminsen: Engeller 'dinlenme noktan' olmaktan öteye gidemez.

Facebook

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *